Son günlerde, 18 yaş altındaki sigortalılık süreleri hakkında sosyal medya, televizyon ve internet platformlarında yayımlanan haberler, çalışanlar arasında ciddi kaygılara yol açtı. Birçok kişi, “Sigorta başlangıcım iptal edilebilir mi?”, “Emekliliğim riske girer mi?” ve “18 yaşımdan önceki çalışma sürelerim geçersiz mi sayılacak?” şeklinde sorular sormaya başladı. SGK uzmanı Özgür Erdursun’un aktardığı bilgilere göre, bu durumun 18 yaşından önce sigortalı olan herkesi kapsamadığı belirtildi. 18 yaşından önce bir fabrikada, markette veya herhangi bir işveren yanında çalışanların sigortalılıklarıyla ilgili genel bir iptal uygulaması ya da özel bir sorun söz konusu değil. Tartışmalar, yalnızca 18 yaşından önce aile işletmelerinde çalışan kişileri etkilemektedir.
Hukuki karmaşanın temelinde SGK’nın 2013/11 sayılı Genelgesi yatıyor. Bu genelgede, anne veya babasına ait işyerinde çalışan çocukların sigortalı sayılabilmesi için, vasi izniyle yapılmış ve mahkeme onayı olan bir hizmet sözleşmesine ihtiyaç duyulduğu ifade edilmektedir. SGK, bu düzenlemeye dayanarak, gerekli şartlar sağlanmadığında aile işyerlerinden yapılan bazı sigortalılık bildirimlerini geçersiz kabul edebiliyor. Bu durum, 20-30 yıl önce çalışma hayatına atılmış ve o dönemde primleri ödenmiş olan kişilerin emeklilik planlarında yıllar sonra sorun yaşamasına neden olabiliyor.
Uygulamanın en önemli etkisi ise EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) ile ilgili. Eğer ilk sigorta girişi 8 Eylül 1999 tarihinden önce anne veya babasına ait bir işyerinden yapılmışsa ve SGK bu başlangıcı geçersiz sayarsa, kişinin ilk sigorta tarihi ileriye alınabilir. Bu durumda kişi EYT kapsamının dışına çıkma riskiyle karşı karşıya kalabilir. Sorun, yalnızca sigorta başlangıcıyla sınırlı kalmaz; başka işyerlerinden sigorta girişi olan ancak belirli dönemlerde aile işyerlerinde çalışanların prim günleri de etkilenebilir. Eğer bu çalışma süreleri iptal edilirse, toplam prim gün sayısı azalabilir ve bu durum emeklilik için gerekli prim koşullarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, bazı bireylerin emekli aylıklarının yeniden değerlendirilmesi ve emeklilik işlemlerinin tartışmalı hale gelmesi de söz konusu olabilir.
Mahkemeler ve Yargıtay’ın yaklaşımında ise farklılıklar gözlemleniyor. SGK, genelgedeki şekli koşullara dayanarak işlem yaparken, mahkemeler olayın özüne bakılması gerektiğini vurguluyor. Yargıtay, son yıllarda verdiği kararlarda, kişinin gerçekten çalışıp çalışmadığının kanıtlanması yönünde bir tutum sergiliyor. Mahkemeler, fiili çalışmanın tespitinde şu kriterlere dikkat ediyor: Fiili çalışmanın varlığı, işyerindeki faaliyetler, bordro kayıtları, ücret ödemeleri, tanık ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer belgeler. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 23 Şubat 2023 tarihli kararında, annesine ait işyerinde 18 yaşından önceki çalışmaların fiili çalışma ile ispatlandığına hükmedilmiş ve SGK’nın itirazı reddedilmiştir. Kararda, çocukları koruma amacıyla getirilmiş kuralların çocuk aleyhine yorumlanamaması gerektiği ve bu tür hukuki düzenlemelerin yıllar sonra bir kişinin sosyal güvenlik haklarını ortadan kaldıracak şekilde uygulanamayacağı vurgulanmıştır. Fiili çalışmanın ispatlandığı durumlarda, yalnızca şekli eksikliklerin gerekçe gösterilerek sigortalılık sürelerinin geçersiz sayılmasının hukuka uygun olmayabileceği yönünde yargı kararları bulunmaktadır. Tartışmalar, yalnızca aile işyerlerinde geçirilen sigortalılık süreleri üzerinde yoğunlaşmaktadır.
