
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi’nin kaleme aldığı son yazısında, Terörsüz Türkiye kapsamında Meclise gelmesi beklenen yeni yasal düzenlemeye dair ilginç bir kıyaslamada bulundu.
Selvi’nin, cumhuriyetin ilk yıllarındaki Şeyh Said isyanı sonrası çıkarılan yasaları emsal göstererek çerçeve yasaya muhalefet edenleri “Atatürk’ten, İsmet Paşa’dan daha çok mu bu ülkeyi düşünüyorlar?” sözleriyle eleştirdi. Selvi’nin bu kıyaslaması, gerek metodolojik gerekse tarihsel ve siyasal açıdan ciddi bir mantık hatası ve popülist söylem örneği olarak öne çıktı.
Selvi’nin yeni çözüm sürecine kamuoyu rızası üretmek için için 1928 yılındaki yasal düzenlemeleri işaret etmesi, dönemin koşullarını görmezden gelen zorlama bir benzetme dikkat çekti. Cumhuriyetin henüz yeni kurulduğu, kurumsal yapının şekillenme aşamasında olduğu ve devletin varlığına yönelik açık isyanların bastırıldığı 1920’li yıllar ile 21. yüzyılın küresel ve bölgesel dinamikleri arasında doğrudan paralellik kurmak metodolojik bir hata olarak göze çarpıyor. 1928’deki adımlar ile bugünkü siyasi çerçevenin dinamikleri ve devlet kapasitesi kıyaslanamayacak derecede farklı.
Güncel bir yasal düzenlemenin içeriğini, hukuki niteliğini veya getireceği muhtemel sonuçları somut gerekçelerle savunmak yerine, tartışmayı Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’nün tarihsel portreleri üzerinden “dokunulmaz” kılmaya çalışmak, demokratik eleştiri hakkını tıkama çabası olarak değerlendirildi. Selvi’nin bu yaklaşımı, meclise gelecek tasarıya yönelik her türlü itirazı veya hukuki denetim talebini “Atatürk karşıtlığı” ya da “vatanı daha az düşünmek” parantezine alma riski taşıyor.
